BAHARATIN HİKAYESİ

Baharatların büyülü dünyası, duyularınızın gizemli güçlerine ayna tutar. Onların sunduğu farklı aromaları, renkleri, tatları keşfedip mutfağınıza dahil ettiğinizde, pişirdiğiniz yemekler sıradanlıktan uzaklaşıp birer sanat eserine dönüşmeye başlar. Artık belki de yemek tariflerine ihtiyaç kalmaz, içgüdüleriniz kontrolü ele geçirir. Baharatlar ve malzemeler arasında keşfettiğiniz lezzet uyumu sayesinde gönüllerde taht kuracak muhteşem yemekleri birbiri ardına sıralarsınız.

Dilimiz tatlı, acı, ekşi, tuzlu olmak üzere sınırlı tatları algılama yetisine sahiptir. Baharatlar yemeğe kattıkları aromalarla damakta uçuşan kokular ve yepyeni algılar yaratırlar. Yemeği sıradanlıktan kurtararak onları şölenlik lezzetlere dönüştürmek gibi sihirli güçleri vardır. Ustaca kullanıldıklarında ana malzemelerin lezzetini ortaya çıkarır, yemeğin tüm sırlarını ifşa ederler.

Bir yemeğin lezzetli olduğunu söylediğimizde aslında onun kokusundan bahsederiz. Zira tat algımızın sadece %20’si dilimizde gerçekleşir. Dilimiz sadece yemeğin tatlı, acı, tuzlu ya da ekşi olup olmadığını algılar. Oysa ki burnumuz devreye girdiğinde milyonlarca farklı kokuyu ayrıştırabilir hale geliriz. Damakta farklı notalar uçuşmaya başlar. Örneğin anasonun dilimizdeki algısı sadece tatlıdır. Ancak burnumuz devreye girdiğinde içerdiği 20’den fazla farklı aromatik bileşeni algılayabilir hale geliriz.

Baharatların yemeğe katkıları

Baharatların yemeklerinize kazandıracağı başlıca özellik tat ve aromadır. Lezzetli, rahatlatıcı, egzotik ve hatta alışılmışın dışında tatlarla yemeği heyecan verici bir sunuma dönüştürmek ve ona bambaşka aromalar kazandırmak sizin elinizde.

Zerdeçal, safran gibi baharatlarla aynı zamanda yemeğinize bambaşka bir renk de kazandırabilirsiniz. Taze, yeşil aromatik otlarla da aynı etkiyi yaratabilirsiniz.

Tavuğunuzu marine ederken kullanacağınız bir tutam zerdeçal, kimyon ve toz biber karışımı, tavuğa sadece hoş bir renk ve lezzet vermekle kalmaz. Aynı zamanda derisinin daha çıtır olmasını sağlayarak daha davetkar bir doku da elde etmenize yardımcı olur.

Baharatlar nasıl saklanır?

Baharatların lezzetini uzun dönem muhafaza edebilmesi için doğru saklama koşullarını temin etmek önemli. Saklama için plastik kaplar yerine daha sağlıklı olan cam ve ağzı sıkı kapanabilen kaplar tercih edin. Hatta ışık almamasını garantilemek için koyu renk cam kavanozlar kullanabilirseniz çok daha iyi olur. Üzerlerine isimlerinin bulunduğu etiketler yapıştırarak erişiminizi kolay hale getirebilirsiniz.

Bazı baharatları tane, bazılarını ise hem tane hem de toz şeklinde alıp tüketebilirsiniz.

Tane baharatlar doğru koşullarda saklandıklarında 4 yıl boyunca aromalarını muhafaza edebilir. Öğütülmüş baharatların raf ömrü 3 yıl, kurutulmuş aromatik otların ise en fazla 2 yıldır.

Baharatları kullanırken

Baharatları kullanırken gözlemci ve seçici olun. Hangi baharatların birbiriyle uyum sağladığını keşfetmeye çalışın. Baharatlar yemeğinize boyut atlatabileceği gibi rastgele ve aşırı miktarda kullanıldığında yemeğinizi yenilmez hale de getirebilir. Baharatların yemekte fazla baskın olmaması, derinden gelerek lezzeti kuvvetlendirmesi esas amacınız olmalı. Beğendiye ekleyeceğiniz muskat rendesi, kavurmada, köftede kullanacağınız bir tutam tarçın ve yenibahar, mercimek çorbası yaparken baz olarak soğanla kavuracağınız tane kimyon sizi o büyülü lezzete götüren yolda doğru adımlar olacak.

Haydi durmayın, kolları sıvayın. Baharatların gizemli dünyasının kapısını aralayıp lezzet büyücüsü olma zamanı. Baharat rafınızda daha çok çeşide yer açın ve mutfağınızda lezzet deneylerine başlayın. Kim bilir, belki de bugüne kadar kimsenin aklına gelmeyen lezzet keşiflerine siz imza atacaksınız.